Tanrıları biz mi yarattık?
''Anadolu'nun Neolitik Çağ dönemlerinde pişmiş topraktan üretilen heykellerden en ünlüsü Ana Tanrıça heykelciğidir. Dolgun hatları olan Ana Tanrıça heykelciği, bazen tek olarak bazen de yanında aynı vaziyetteyken bir çocuk ya da hayvan figürüyle birliktedir. Muhtemelen bu kadın figürü, bir ana tanrıça inancının tezahürüydü. Bereket ve doğumun kadınla özdeşleştirilmesi, kadının kutsallaştırılmış, yaratanın kadın olarak algılanmasına neden olmuş olabilir. Zira doğum olayının 9 ay gibi bir süre sonra gerçekleşmiş olmasını, erkeğin doğumdaki rolünün de öğrenilmesini de geciktirmiştir.'' 39syf/ Türkiye'nin Eski Çağ Tarihi ve Uygarlıkları/ Prof. Dr. Mehmet A. KAYA
Sadece ultrason cihazı icat edilmiş olsaydı veya biyolojik olarak erkeğin de rolü olduğunu bilselerdi herşey onlar için farklı olabilirdi.
Ya da..
Göktürklerdeki toplum ya da kabileler gök gürlemesinin nedenini bilselerdi.. Yani bugün ki coğrafya konularını, iklim bilgisini ya da ellerinde bizim ki gibi olanaklar olsaydı. Gökler Tanrı olarak ilan edilmeyecekti. Göklere tapmayacak ya da göklerden korkmayacaklardı.
Tipik bir animizm diyebiliriz.
Peki;
Bilgimiz tam olsaydı, korkularımız olmasaydı.
Bugün hala Tanrılar var olur muydu.?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder