25 Şubat 2016 Perşembe




Napıyoruz abi biz?





http://www.fizikist.com/atlas-robot-son-haliyle-karsinizda/ 



  • Haydi hayırlısı. Eve bir temizlikçi robot lazımdı zaten.:)))
  • İzle bir.
  • AMK
  • İzledin galiba. :)) Şimdi böyleyse ilerde insan gücüne hiç ihtiyaç kalmayacak o zaman 7 milyar insanı napacaklar sence dersin?
  • Sikecekler....
  • Ben zamanında diyodum şaha sanıyodun galiba :))
  • Şimdi benim aklıma bir şey takıldı. şimdi bu makina şey yapabilecek mi?
  • Ney?
  • Sevişebilecek mi? :)))
  • Yok kendi türünü doğurmazlar, fabrikalarda yaparlar.
  • Artık onlar da bizi tanrı ilan eder. :) Nebuch'in tabiriyle. :))
  • Geriye kalan insanlar da artık kimlerse sefa içinde yaşayacaklar ::))
  • Sonra her şey normale mi dönecek yani. iyi güzel yapsınlar o zaman.
  • Hacı ruh hastası bunlar ne olacağını bilemeyiz.
  • Hadi diyelim öldürdüler bizi  tamam, hadi diyelim ki elmanın çürüğünü temizlediler. 7 milyardan insandan sadece 1000 kişi falan kaldı diyelim yani kaymak tabaka.Sonra? Ne yani ölüme çare mi buldular sonsuz hayat mı keşfettiler. Hadi diyelim onu da yaptılar bu sonsuzluğu nasıl sıkılmadan yaşayacaklar? Bu duyguyu da mı yendiler? Yenebilecekler mi? 23 yaşıma geliyorum ve hiçbir mutluluğun, huzurun, sevgini, aşkın mutlak olmadığını anladım.Bir gün tüm bunlardan sıkıldığımın farkına vardım. Bunlar bu kaymak tabaka bunun farkına varmamış olamazlar. Herkesi kendisine köle yapsın eyvallah, her şey istedikleri gibi olsun ona da eyvallah ama en sonunda ölümün kaçınılmaz olduğunu ya  da kaçınılmaz bir sıkılma duygusunun nüks edeceğini bilmiyor olamazlar. Bu iki şeyi yenmiş olmalılar ya da hırs öyle bir bürümüş ki gözlerini doymak bilmiyorlar daha fazla kan..
  • Sonsuz hayat düşlüyorlar bence kalan insanların canlarıyla kendi hayatlarını uzatmak belkide Hacı etrafında egosu yüksek insanlar var dimi hani dünyayı versen doymazlar.
  • Hee var. Tamam anladım bunlar onlardan
  • Bir de büyük egoya sahip zeki insanları düşün
  • Yine de geçerli bi cevap değil bence.
  • Başka bir şeyler de olabilir Bence değil bizim bildiklerimizi bilmiyorlar mı sonlarını düşünmüyorlar mı haklısın bir çelişki var burada ya da bizim bilmediğimiz başka bir olgu biliyorlar ve cevabını bende çok merak ediyorum bütün bu olanların asıl nedenini.
  • Ya da geçen dediğim gibi bunu da kafamızdan yarattık geçmişteki insanların korktuğu gökleri tanrı yapması gibi. Bir şeyler oluyor ama kimse bu olan şeylerde kendi yaptıklarını görmüyor. Gizli güçler bizi yönetiyor. III. Dünya savaşını çıkaracaklar.. BILA BILA BILA. Bu da bu kuşağın korkululu tanrısı 'GİZLİ GÜÇLER' Örneğin çok basit olacak ama dünyanın kirlenmesinden yakınıp ama hala  ve hala yere çöp atmak gibi aslında kötülüğü yaratan biziz kim kime dum duma. Hep bir karşıt durumu var farkında mısın fenerbaçe/galatasaray müslümanlar/hristiyanlar araplar/türkler türkler/kürtler sunni/şafi inananlar/inanmayanlar...
  •  Peki suçlu biz miyiz yoksa bunları bize kim aşılıyor ya da aşılayanlara kim vesvese veriyor?
  • Aslında bıçaklayan da biziz bıçaklanan da. Bu durumu, karşıt durumu, kullananlarda da ticari amaçlı kullanıyor. Ne bilim daha fazla silah satmak için en basitinden. Ama burada bence kendimize bakmalıyız eğer bıçaklanmak istemiyorsan ve bıçaklamak da istemiyorsan bu durumun farkına varmalısın, bunun için önlem almalısın. Yani birilerinin seni gaza getirmesine izin vermemelisin.Özünde hepimizin insan olduğu gerçeğini görmemiz gerek;  yiyen, seven, gülen ve ağlayan, sıçan bir insan olduğumuzun farkına varmalıyız. Genellikle katı bir şekilde ideolojiye bağlı insanlar bu durumda çok kullanılıyorlar. 
  • O zaman ayrımcılığı kullanan ve kullanılan insanlar(bıçaklayan/bıçaklanan ve en önemlisi BIÇAKLATANLAR) dünyayı bu hale getirdi.
  • Herkes aslında özünde farklı olmadığımızın farkına varmalı. Evet diyorum ya genellikle ticari amaçlı bu çok yapıldı yapılıyor da. öldür kazan politikasını yedirttiler insanlara. İzlediğimiz mankind belgeselini hatırlıyor musun? Ne kadar elinde güçlü silah varsa sen güçlüsün ve öldürmelisin daha fazla toprak için daha fazla kendi dinin için öldür kazan :)) hep aynı istekler vardı. Ama biride çıkıp demiyordu. Bu ne iktidar olma mücadelesi? Napıyoruz abi biz?
  • İnsanların ölmeyecekmiş gibi yaşamaları korkutuyor beni.













Ben bilmediğim ve bilmemek için varım...


  •  Adamın biri geldi yine metin abiyle konuşuyorlardı. Metin abi adama ''Savaş çıkacak diyorlar ne diyorsun? diye sordu. Adam 'Çıktı bile. Tohumları atıldı. Birikim yapın yoksa aç kalırsınız' falan dedi. Sonra ''Siki tuttuk gibi amk bizim nesil kötü zaman denk geldi'' dedi.:))
  • ee?
  • Adam altın alın eve un bulgur stok yapın diyor.
  • Migrostan mı alalım carrefurdan mı alalım ne dersin? :)) Evet adam haklı tohumlarını attılar. İnsan topraktan koptu, ekip biçmekten koptu. Ekmeğimizi elimizden aldılar. Şimdi kalkıp köye gidelim, yerleşelim toprağımıza sahip çıkalım desem kaç kişi durum beğenilerinden vazgeçer? Resmen şehirlerde sanal hayatlar yaşıyoruz. unu stoklasan nolur bir gün bitecek, ardından sürekli üretmediğin müddetçe. Toprağa bağlı kalarak şehirleşmeliydik. İett otobuslerinde metrolarda beton yığınlarının arasında değil. Uyuşuk bedenler, uyuşuk zihniyetler bıraktılar geride. Bu zihinle artık ne yapabiliriz ki saman misali.
  • Hacı köye yerleşiyoruz. :))Bu hafta 3 kişi oldu bu buraya gelip te savaş çıktı diyen.
  • Neye dayanıyor bu savaş çıkacak diyenler? Sanki dünya bu zamana kadar hiç savaş görmemiş gibi konuşuyorlar.
  • Bu salaklar da mehdi gelecek kurtaracak bizi diyor, büyük savaş çıkacak sonra karanlığa girecek dünya sonrada altın çağ başlayacak, güya mehdiye uyanlar huzura erecek falan..
  • İnşallah bu korkularımızın bir kurtarıcısı olur, dedikleri gibi. :))
  • Büyük bir korku politikası yayıyorlar ama dur bakalım nolacak?
  • Nolcaksa olsun diyorum. Her an kapının arkasında ne var diye merak edip korkmaktansa, kapının arkasındaki şeyle yüzleşmek daha iyi. Ne olacağını bilmemek insanı strese sokup yiyip bitiriyor bence içten içe..
  • Götüne silahı dayadıklarında görürsün :)
  • Fazla tutmayıp hemen öldüreceklerse sorun değil. :))
  • Gelip kafamıza sıkmayacaklar ki sorun ekonomik krizde bizim gibi insanlar aç kalacak bu anarşiye neden olacak. Bir yanım içimden şu insanları uyaralım diyor, bir yanım hangisi  anlayacak ki diyor.
  • Tüm insanların bazı şeylerin farkına varıp mehdi saçmalığının, din saçmalığının ve diğer tüm saçmalıkların farkına varıp yola gelmeleri lazım. Ama düşün ki adam cihad için anamın bile kafasını keserim diyor. Sen buna kandırılıyorsun, dinle seni silah olarak kullanıyorlar nasıl dersin ki? Daha bu gün en yanı başımdaki insanlara bile anlatamıyorken.Geçenlerde, baya oldu da 3 4 ay falan önce oldu Sefilleri yeni bitirmiştim o zamanlar. İzinliydim. sabah kalkıyordum yataktan aklıma bişe takıldı. O zamanlarda da bende aklımdan bir kitap mı yazsam diye geçirmiştim. Cervantes, Victor, Gaarder gibi..Sonra dedim ki kim bir kitaba uyarak değişir ki dogmalarından  vazgeçer ki olaylara biraz daha açık gözle bakar ki? Sonra bir şimşek çaktı. Yaptı. Evet yaptı ya dedim kendi kendime. Sensin dedim kendime kendime sen değiştin ya. Olabilir aslında dedim kendi kendime.Bundan 100/150 yıl önceki adam benim tabularımı yıktı. Başka bir adam 500/600 yıl önce yaşamış da olsa tabularımı negatif inançlarımı kırdı. Herkes olmayabilir elbette ki ama eminim bir yerlerde bundan 100/200 yıl sonra ya da şuanda bizim gibi birilerini arayanlar vardır. Yalnız olmadığını hissetmek isteyen bir sürü insan olabilir. Sırf bunun için bile yazmaya değer bence ya da birşeyler yapmaya. Sen bu gun mesela Caner Taslaman yada bazı yönetmenler  ya da nebcuy/mksikkofeil olmasa napardın. Aklına takılan bir şeyler olurdu sonra kendi kendine derdin ki ya kimse aklımdaki düşünceler hakkında bişeyler söylemiyor öyle seylerden konuşmuyor söz etmiyorlar haa o zman ben galiba saçmalıyorum diyip kendini kendi içine sindirecektin çoğula ayak uydurabilmek için. Ama şuan onların fikirleri, konuşmaları, yazmaları, bir yerlere kaydetmeleri, bazı filmlerin, bazı yazarların olması sana ya da bize bir nevi güç veriyor yalnız olmadığımızı hissetiriyor ve bizi içten içe daha da düşünme eylemine itiyor.
  • Ya öylede bizim gibi insanlar azınlıkta ne yaparsak yapalım dünyanın yönünü değiştiremeyiz.
  • Dünyayı değiştirme gibi bi çabam yok ki. :)) Ben tüm bu sorunların üzerine  yorum yaparken kendimi tatmin ediyorum. Neden sorunları ortadan kaldırayım. :)) Mükembelliyeti arama gibi bir çabam yok olmayacakta zaten olmaması da gzel ha tabi bu kadar da çirkin olmasaydı herşey ama napalım biz de üzerine edebiyat yaparız. Hem bugun diyelim ki tüm insanlık önüme gelip diz çöktü; ''hadi sen ne istiyorsan biz öyle düşüneceğiz öyle yapıcaz söyle yeter ki dese bile bir kural koyamam ki hep aklımda bi şüphe kalır. YA BEN HATA YAPIYORSAM? Bunun garantisini verebilecek olan var mı? Yok. Bence savaşın olması değil olmaması korkutuyor bizi. Aslından ölümden çok ölmemekten korktuğumuz gibi.. Mantıksal açıdan düşününce güçsüzün/beyinsizin ölmesi bence gayet mantıklı. Bir nevi elmanın çürüğünü ayıklamak gibi bir şey ve eğer bende o elmanın çürük kısmını oluşturuyorsam  kabulum işkence etmeden öldürsünler beni. Ama şu da var ki amaç eğer elmanın çürük kısmını ayıklamaksa? Sen anlatmıştın hatırlıyor musun? Matrix filminden örnek vermiştin hatta. İnsanlar acıyı istiyor diye.
  • Hayır onlara acımıyorum da bize bizim gibilere haklı olduğumuzu bile bile, olan bize olacak kurunun yanında yaş misali.
  • uww kedinden eminsin yani. :) Eğer kötülük temizlenecekse kurunun yanında yanmaya razıyım. Ve eğer tüm bu sorularıma cevap bulacaksam eğer.
  • Ondan da emin değilimde yüzeysel olarak yani en azında diğerlerine göre daha tutarlıyız.
  • Tutarlı olmaktan çok, bir şey biliyormuş gibi dolanmıyoruz ortada ve ardı arkasını bilmeden bi ideoliji benimsemiyoruz. Bir inanç için yağıp yıkmıyoruz. Belkide ödleğin önde gideniyiz.
  • Herkes bizim gibi olsa ortada sorun olmaz en azından.
  • ve herkesten ayıran bir özellikte emin değiliz emin olmak için koşturmamız.
  • Öyle ya da böyle öleceğiz savaşı tartışmak bile aynı diziler gibi siyaset gibi zaman kaybı karnınız doyuracağız ve ölene kadar bilginin peşinden koşacağız. Olması gereken bu.
  • Bilseydik her şeyi o zaman ne bok yiyecektik :)))
  • Dimi anlamı kalmazdı o zaman. Hani bi film vardı mutluluk asla yakalayamacağımız bir şey mutluluk sadece peşinden koşabileceğimiz bir şey her şeyi öğrenemeyeceğiz sadece peşinden koşacağız. Amaç varmak değil koşmaktır. Bu yüzden insan hayatında felsefe ve sanat var.
  • Bizim istediğimizde bu. Her şeyi hemen bilmek istemezdim. O zaman okumanın ne heyacanı güzelliği kalırdı. Ben bilmediğim ve bilmemek için varım.

























TENCERE PENCERE TEORİSİ
BİLGİ


Kulaktan kulağa oynunu baz alalım

Misal başta pencere olan kelime en son öğrenciye geldiğinde tencere olur.

Aynı zaman dilimi. Aynı ortam. Neredeyse aynı yaş grubu.
Ama nedense pencere / tencere olur.
Daha yanımızda, kulağımıza söyleyen kişiyi bile yanlış anlayabiliyoruz. 

Şimdi zamanı biraz açalım. 
Bundan 2000/3000/4000 yıl öncesi bilgileri söylenenleri düşünelim bir...
uuuwwww

Bilgi insanlığa çarptıkça sapmaya uğruyor. rüzgarın dağa çarpıp yön değiştirmesi gibi.. Bilginin dağı da insan. Habire çarpıp duruyor. Evren tüm soruların cevap anahtarını kaybetti insan yığının arasında.

Örneğin;
 Bazı kelimelerin anlamları bile kuşaktan kuşağa değişiyor.  
'Barbar' kelimesini  Eski Yunanlılar 
'Yunanca konuşamayan ya da anlamadıkları dili konuşan topluluk' için kullanmışlardır.
Daha sonraki aşamada, zamanı biraz ileriye sarınca 'Yunanca konuşan Aitolialar' için de kullanmışlardır.
Daha sonraları ise bu kelime, barbar kelimesi, belli bir sosyo-ekonomik düzeyde olmayan kabileler ve istilacı,yağmacı halklar için kullanılmıştır.
Aynı zamanda Orta Çağ Avrupasında Hristiyan olmayanlarda da verilen genel addır.

Ben şimdi hangisine, inanayım, hangisinin anlamını benimseyeyim. Bir kelime bile bu kadar göreceliyken;
 koskoca bir dini baz aldığımda hangisinin dediğine inanıcam?

Keşke; Tarihi; birbirimize daha iyi bok atabilmek için değil de gerçekten ders alabilmek için, gerçekten bilmek için öğrenebilseydik. Bu sayede objektif bir biçimde bilgiye ulaşabilirdik.
Adamın biri insan olun dedi ve herkes bunun tam tersini anlamış gibi..
O ilk adam bugün çıksa tüm bunları görse diyeceği tek şey;

Ben bunu demek istemedim.


Belli bir şeye inanan veya tapan insanlara bakınca bilginin azaldığını görüyorum.

İnsan bilmediği şeye inanır.

Belkide şunun ayrımına varmak gerek.

İNSAN

Bilmek mi istiyor? ///  Yoksa İnanmak mı?











24 Şubat 2016 Çarşamba



Tanrıları biz mi yarattık?


''Anadolu'nun Neolitik Çağ dönemlerinde pişmiş topraktan üretilen heykellerden en ünlüsü Ana Tanrıça heykelciğidir. Dolgun hatları olan  Ana Tanrıça heykelciği, bazen tek olarak bazen de yanında aynı vaziyetteyken bir çocuk ya da hayvan figürüyle birliktedir. Muhtemelen bu kadın figürü, bir ana tanrıça inancının tezahürüydü. Bereket ve doğumun kadınla özdeşleştirilmesi, kadının kutsallaştırılmış, yaratanın kadın olarak algılanmasına neden olmuş olabilir. Zira doğum olayının 9 ay gibi bir süre sonra gerçekleşmiş olmasını, erkeğin doğumdaki rolünün de öğrenilmesini de geciktirmiştir.'' 39syf/ Türkiye'nin Eski Çağ Tarihi ve Uygarlıkları/ Prof. Dr. Mehmet A. KAYA


Sadece ultrason cihazı icat edilmiş olsaydı veya  biyolojik olarak erkeğin de rolü olduğunu bilselerdi herşey onlar için farklı olabilirdi.

Ya da..

Göktürklerdeki toplum ya da kabileler gök gürlemesinin nedenini bilselerdi.. Yani bugün ki coğrafya konularını, iklim bilgisini ya da ellerinde bizim ki gibi olanaklar olsaydı. Gökler Tanrı olarak ilan edilmeyecekti. Göklere tapmayacak ya da göklerden korkmayacaklardı.
Tipik bir animizm diyebiliriz.
Peki;
Bilgimiz tam olsaydı, korkularımız olmasaydı.

Bugün hala Tanrılar var olur muydu.?

23 Şubat 2016 Salı






Ne olacaksa olsun artık...

  • Bazı şeyler işte tam burada kafamı  içinde takılı kalıyor. Bu kadar absürtlüğün içinde ne olacaksa olsun diyorum bazen. 
  • İyi bir şeyler olsun diye bekliyorsun hala ve ömrünün  sonuna kadar da bu böyle devam edecek. 
  • Neden?
  • En son ne zaman onu aradın? Hiç değil mi? Hiçbir şeyi kenara bırakmamışsın. Hırsını, kırgınlığını, öfkeni.. İyi bir şeyler olması adına hiç bir şey yapmıyorsun. 
  • Bir şey değişmeyecek çünkü.
  • Sen bile kendine inanmıyorsun. Öyle ki bu dünya, insanlar kendileri için bile adım atmaz oldular. Bir şey yapılması adına yapılmayan her şey ve yine bitmek tükenmeyen beklentiler..
  • Neyse ki ölüm var. Ölüm her şeyi tatlı kılan tek gerçeklik.
  • Ölüm, bazen yok alma fikri dehşete düşür de insanı... Sonsuzluk nasıl olurdu acaba?
  • Ölmek istemiyor musun?
  • İstiyorum çünkü sonumu merak ediyorum. Ölürsem kafamdaki tüm sorularıma cevap bulacakmışım gibi. Asıl ölümün olmama fikri dehşete düşürüyor beni.
  • Ya bulamazsan?
  • İllaki bir cevabı vardır asırlardır süren bu soruların..


21 Şubat 2016 Pazar



AYNA



         -Satrancın en iyi yanı ne biliyor musun? Yapılan hamlenin kime ait olduğunu açıkça  görüyorsun en güzeli de düşmanını da tanıyorsun. Hayat öyle mi düşmanımızın kim olduğuna dair  bile karar veremiyorsun bağıracağın kimse yok ortalarda, kan kusacağın kimseler yok..

         -Kendinizi de ifşa ediyorsunuz ama en kötü yanı da bu değil mi?

        - İnsanların olmadıkları gibi görünmeleri daha da acı bence. Saçlarımızı boyatıp, bir ayakkabı, bir çanta ve bir tane daha elbise alarak hiç olmadığımız gibi gösterebiliyoruz kendimizi. Olmadığımız insan gibi davranıyoruz, özümüzde hepimiz birer birbirimizin taklitleriyiz. Kimse aynanın arkasına bakma cesareti gösteremiyor, aynanın arka tarafını gösterme cesaretini de gösteremiyor. 2 gram egomuz var  diğer canlılardan farklı olarak yoksa bir ottan farkımız yok aslında. Ki artık insanların yüzüne ve kendi yüzüme bakınca işe yaramaz ve her şeyi hiç eden döl yığınları görüyorum.

      - İnsanları akılsız bir döl yığını olarak mı görüyorsunuz? Bu kadar keşifleri, buluşları, bilimi ki sizin de savunduğunuz felsefeyi bu şekilde mi nitelendiriyorsunuz?

       - Mesele akıllı olmakta değil ki. Bugün akıllı insanoğlunun dünyaya ve birbirine verdiği zararı hangi akılsız canlı vermiştir?
        Kendimize aptal oyuncaklar yapıp bilimin ilerlediğini savunuyoruz. Köleleştirmekten, aptallaştırmaktan ve yok etmekten başka bir halta yaramayan oyuncaklarla.. Ha elindeki android telefon.. HA sokakta satılan plastik bidon.
       Ve ayrıyetten ''Bilimin ticari amaçlı kullanılması gerçek bilimi öldürdü. Ve bilim eğer bir savaş makinesi yapamasaydı, bu kadar değerli olamazdı.''